
Bugün benim doğum günüm.
1. yaşımı bitirip 2. yaşıma girdiğim ilk doğum günümde muhtemelen pasta kesip bana hediyeler veren bir sürü insandan bugün yanımda sadece abim ve annem var. Ve ben bu doğum günümü o 1. doğum günümde hayatımda olmayan ama sonraki doğum günlerimde hayatıma giren insanlarla geçireceğim. Sevmiyorum sevemiyorum değişiklikleri, herkes her şey aynı kalsa olmuyor mu hayatta? Ben bu doğum günümü de annemin yaptığı peynirli poğaçanın eşlik ettiği Gamze Pastanesi’nden alınma çikolatalı pasta keserek kutlasam ne olurdu? Hayat çok şiddetli bir rüzgârken, savrulan insanlar daha sıkı tutunamazlar mı birbirlerine?
Sabahın köründe ilk uçağa atlayıp Ege’nin herhangi bir dağının tepesinden ‘’Karşı Kıyı’’ya bakıp, ardından çikolatalı bir puro tüttürüp geri kalan günümü de fotoğraf çekerek geçirmek isterken, ne yazık ki İstanbul’da kalıp bu geceyi kalabalık bir akşam yemeği ile geçireceğim. Bildiğim ya da bilmediğim anlarda bilinçaltıma yazılan müzikleri dinleyerek, rakı kadehimi kaldırıp ‘’Nice Yıllara’’ diyeceğim.. Beni ‘’ben’’ yapan her şey bir bir tükenmişken, kendi ruhumda geldiğim yerle kavga ederken, beni ancak senede bir kere doğum günümde çalan ‘’Türk Musikisi’’ kendime getirebilir, hatırlatabilir diye fasıl müziği dinleyeceğim.. Bir Müzeyyen Senar yorumu ve isyankâr tınısı, içimde ölmüş tüm hücrelerimi canlandırır ve yine kendime, özüme dönerim diye Nihavent Makamındaki ‘’Yine bu yıl ada sensiz’’e eşlik edeceğim. Hani Nihavent hüzün ve coşkuyu aynı notada barındıran, dinleyeni ağlatırken rakı kadehini fırlatıp göbek attırmaya kaldıran bir makamdır ya, ben de önce ağlayıp sonra kalkıp hüzünlü göbekler atacağım. Hatta gece bitse herkes evine dönse de ben tek başıma kalıp keman çalan adamı dinlesem diye sessiz sessiz umut edeceğim. Hatta bir de gür sesli bir solist Orhan Veli’den ‘’Rakı şişesinde balık olsam’’ şiirini okusaydı ya diye hayaller kuracağım.
Bir anne yeni doğan bebeğinin ömrü hayatı için ne dilerse ben de geri kalan ömrüm için onları diliyorum bu sene doğum günümde. Ve geri kalan bilmem kaç senede fonda hep bir Müzeyyen Senar çalsın, Orhan Veli okunsun bir de rakı şişesinde balık olsun istiyorum…….
Makam: Nihâvend
Usûl : Curcuna
Beste: Osman Nihad Akın
Güfte: Osman Nihad Akın
Yine bu yıl Ada sensiz içime hiç sinmedi
Dil’de yalnız dolaştım hep, gözyaşlarım dinmedi
Ben de şaştım nasıl oldu, yüreğime inmedi
Dil’de yalnız dolaştım hep, gözyaşlarım dinmedi
———————————————————-
Eskiler Alıyorum
Eskiler alıyorum
Alıp yıldız yapıyorum
Musiki ruhun gıdasıdır
Musikiye bayılıyorum
Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip Musikiler alıyorum
Bir de rakı şişesinde balık olsam.
Orhan Veli Kanık
(1914 - 1950)
NOT: Resmi çizen arkadaşım Göksel’e, ardından renklendiren kuzenim Turgut’a çok teşekkür ederim.
YORUMLAR