
Sevgili Nihan bizlere ödülünü verirken ondaki önemimizi o kadar ince bir şekilde anlatmış ki, karşılığında düşünmeden edemiyor insan. Hayatta yanımızda olan, yanımızda olduğunu iddia eden ve yanımızda olamadan sevgisi hissettiren insanlar arasındaki farkı o kadar güzel ortaya koyuyor ki
Benim bu güne kadar ki hayatım dostluk ve sevgi açısından değerlendirildiğinde hep ‘’demekki beni gerçekten sevmiyormuş’’ cümlesi ile biten, kimisi iki aylık kimisi otuz yıllık ilişkilerden oluştu hep. Bazen sevdim sevilmedim, bazen sevdiğimi anlatamadım, bazen de vermeyi kesince ilişkilerimin nelerden oluştuğunu öğrendim. Geçen gün kahva falıma bakan bir abla bana ‘‘insanlar senin hakkında Zeynep ne kadar sabırlı ve verici bir insandı, artık çok değişti’’ diye konuşuyorlar dedi.
Susmuyorum artık, susamıyorum. Sustukça içim atıp kendimi kırdığım yılların intikamını almak istercesine içimdekileri bir bir bağırıyorum herkesin suratına. Continue reading ‘Arkadaşlık’

Üzgün Papatyalar
Cuma gününden beri Blogger’a erişim sağlanamıyor. Ağzına geleni ya da aklına eseni fikir sanıp heryere yazan dengesizler, ve onları durdurmak adına sapla samanı birbirine karıştırıp kısıtlayarak bizi onlardan yana duymaz görmez ve anlamaz hale etirebileceğini sanan ‘’boşluklar’’ yüzünden kapatıldık. Oysa o dengesizler internetten çok evimizde, otobüsümünzde, gözümüzün taa önündeler de kimse bilmiyor. Ben cumadan beri kendimi kalabalıklar arasında yanlarında yalnız hissetmediğim birsürü insanı o kalabalıkta kaybetmişim gibi hissediyorum. Arkadaşlarımın paylaşacaklarını özlediğim gibi kendimi paylaşmak için beyaz boş bir odadayım sanki.
Blogumun blogger dan yayın yapan yerlerini değiştirip güncellemek için bütü hafta sonu uğraştım. Üzgün ve sinirliyim. Blogger in bir an önce açılmasını ‘’dilemekten’’ başka da birşey yapamıyorum.

Biz
Çok şey oluyor arada, ama bir türlü toparlayamıyorum anlatabilecek kadar. Yaz olunca böyleyim ben zaten hep, 4 gün burada 3 gün diğer yarımda. Böyle olunca günler haftalar nasil geçiyor anlamiyorum, bir bakıyorum Pazartesi bir bakıyorum hoop Cuma olmuş yine yazlıktayım. Uzun zamandır hiç almadığım kadar keyif aldığım geçtiğimiz hafta sonu yazlığı anlatacakken size, bu sabah bir kalktim ki ruhum gönüm avare. Saatlerce yüzdüğüm, balık tutup eğlendiğim, sokaklarında bol bol nefes aldığım yerden uzaklaşıp bir kuş misali 2 hafta evvelki tatilimize gitmişim, Alaçatı sokaklarını dolaşıyorum! Ruhumuzu da aynen bu fotoğraftaki gibi boyumuzu uzattığı kadar uzatan, esneten ve rahatlatan bu sokaklarda olduğumu, buz gibi bir Mojito ile serinleyip sevgilimin gülen gözlerine baktığım anlardayım sabahtan beri. Az evvel birdağıma kahve koyup içine su eklemeden masama gelmişim gerisini siz hesap edin…
Yorumlar